Bir butik sahibini düşünün. Yeni sezonun elbisesini, sekiz bin takipçili bir moda hesabına kargoyla gönderiyor. Kutunun içine el yazısıyla küçük bir not koyuyor: "Çok sevineceğim paylaşırsanız. Ama lütfen reklam etiketi koymayın, doğal dursun."
İki gün sonra hikâye yayında. Elbise güzel, ışık güzel, etiket yok. Butik sahibi telefonuna bakıp gülümsüyor. Büyük markalar ajanslarla, sözleşmelerle, avukatlarla uğraşsın; o "doğal" olanı yaptığını düşünüyor.
1 Ağustos 2026'dan beri bu küçük not, hem butiği hem o hesabı aynı dosyaya koyabilecek bir talimat. Ticaret Bakanlığı, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'ni değiştirdi. Influencer reklamlarında "Reklam" ya da "Tanıtım" ifadesi artık zorunlu. Yapay zekâ ile üretilen, insandan ayırt edilemeyen karakterler belirtilmek zorunda. "Çevre dostu" gibi genel ibareler açıklamasız yazılamıyor. İndirim reklamlarında önceki fiyatın hesabı değişti.
Çoğu kişi bu haberi okuyup "bu benim boyumu aşar, büyük markaların işi" dedi. Peki ya en çok etkilenen tam da o not yazan butikse?
Bu yazı bir uygulama rehberidir, hukuki tavsiye değildir. Kendi durumunuza özel bir soru için reklam hukukuyla ilgilenen bir avukata danışın.
1 Ağustos 2026'da ne değişti? Kısa cevap
Değişiklik yönetmeliği 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Yönetmeliğin 15. maddesine göre tamamı 1 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi. Ticaret Bakanlığı'nın aynı gün yaptığı duyuru de değişiklikleri on başlıkta özetliyor.
Bir işletme ya da içerik üreticisi olarak bilmeniz gerekenler, madde numaralarıyla şöyle:
- Influencer reklamları (yeni 23/A maddesi): Sosyal medya etkileyicisi aracılığıyla yapılan reklamlarda "Reklam" ya da "Tanıtım" ifadesi zorunlu. Yanına reklam verenin adı veya "@[reklam veren] tarafından sağlandı." gibi bir açıklama eklenecek. Etiketin yeri, rengi ve sırası da tarif edildi.
- Yeni tanımlar (4. madde): "Sosyal medya", "sosyal medya etkileyicisi", "çevresel beyan" ve "tüketici değerlendirmeleri" ilk kez yönetmelikte tanımlandı.
- Yapay zekâ beyanı (18. maddeye eklenen 8. fıkra): Reklamda tüketicinin satın alma davranışını önemli ölçüde etkileyecek şekilde yapay zekâ kullanılıyorsa ya da insandan ayırt edilemeyen dijital karakter varsa, bu açıkça belirtilecek.
- Dijital kopya yasağı (27. maddeye eklenen 12. fıkra): Gerçek bir kişinin yapay zekâ ile üretilmiş dijital kopyası, o kişi ürünü kullanmış ya da tavsiye etmiş gibi gösterilemez.
- Yeşil iddialar (17. madde): Genel içerikli çevresel ibareler açıklamasız kullanılamaz; iddianın ürünün hangi parçası ya da hangi süreciyle ilgili olduğu yazılacak; sertifikalar yetkili ya da bağımsız kuruluş belgesiyle ispatlanacak.
- İndirim reklamları (14. madde): Malın indirimden önceki fiyatı artık son 10 gündeki en düşük fiyat. Her satış kanalı kendi fiyatına göre hesaplanacak.
- Hedefli reklam (yeni 25/A maddesi): İlk kez tanımlandı. Çocuk olduğu bilinen ya da bilinmesi beklenen tüketiciye profillemeyle hedefli reklam yasak.
- Tüketici yorumları (28/B maddesi yeniden yazıldı): Satın alımı doğrulanamayan yorum yayınlanamıyor, reklamda kullanılamıyor. Sahte yorum için hizmet satın almak yasak.
- Diğerleri: Akademik unvanların yanıltıcı kullanımı (7. madde), takviye edici gıdalar (8. ve 27. maddeler), objektif kritere dayanmayan "ödül" bilgisi (27. madde), şikâyet platformlarında cevap süresinin 72 saatten 48 saate inmesi (28/C maddesi).
Liste uzun görünüyor. Ama bir küçük işletmenin günlük hayatına dokunan kısım aslında üç dört başlık. Ve hepsinin önünde bir yanılgı duruyor.
"Bu kurallar büyük markaları ilgilendirir" inancı neden yanlış
Bu inancın arkasında makul bir mantık var. Kanun, yönetmelik, Reklam Kurulu, milyonluk cezalar... Kulağa televizyon reklamı veren dev şirketlerin dünyası gibi geliyor. Siz ise haftada üç hikâye atan, ayda bir iki hesaba ürün gönderen küçük bir işletmesiniz. Kim sizinle uğraşacak?
Bu düşünce rahatlatıcı. Ve yönetmeliğin metnini okuyunca dağılıyor.
Takipçi eşiği yok
Yönetmelik "sosyal medya etkileyicisi"ni şöyle tanımlıyor: sosyal medyada, kendisi ya da bir reklam veren adına bir mal veya hizmetin tanıtımına yönelik içerik paylaşarak pazarlama iletişiminde bulunan ve bu iletişimi herhangi bir menfaate dönüştüren gerçek veya tüzel kişi.
Metinde bir milyon takipçi yok. On bin takipçi yok. "Profesyonel" kelimesi yok. Ölçüt takipçi sayısı değil, menfaat. Ve menfaatin ne olduğu da 23/A maddesinde sayılıyor: para, ücretsiz ya da indirimli ürün veya hizmet, çekiliş ve yarışma içerikleri, bir etkinliğe davet karşılığı yapılan paylaşım.
Yani butiğin kargoladığı o tek elbise, sekiz bin takipçili hesabı tanım gereği bir sosyal medya etkileyicisi yapıyor. Paylaşım da reklam sayılıyor.
Ceza tutarları küçük işletmeye göre ayarlanmamış
Şimdi ölçeğe bakalım, çünkü mesele burada netleşiyor.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 77. maddesinin 12. fıkrası, reklam kurallarına aykırılık internet aracılığıyla gerçekleştiyse alt ve üst sınırı olan bir idari para cezası öngörüyor. 2026 yılı tutarlarını belirleyen tebliğe göre bu aralık 2026 yılı boyunca 1.083.706 TL ile 10.837.065 TL arası.
Büyük bir giyim markası için bir milyon lira can sıkıcı bir kalemdir. Küçük bir butik için ise birkaç yıllık kârı olabilir. Aynı kural, aynı alt sınır, bambaşka bir etki.
Kanun, Reklam Kurulu'nun cezayı belirlerken ihlalin ağırlığını, elde edilen menfaati, kusuru ve ihlali yapanın ekonomik durumunu dikkate alacağını söylüyor. Kurul her dosyada para cezası da vermek zorunda değil; yalnızca durdurma kararı verebiliyor. Bu iyi haber. Ama "ben küçüğüm, bana dokunmazlar" demek için yeterli bir sebep değil.
Denetim zaten başladı
Yürürlükten iki ay sonra somut bir örnek geldi. Anadolu Ajansı'nın 16 Ekim 2026'da aktardığı Ticaret Bakanlığı açıklamasına göre Reklam Kurulu, 8 Ekim 2026'daki toplantısında 32 sosyal medya hesabındaki paylaşımları re'sen inceledi. Para, indirim ya da hediye karşılığı yapılan paylaşımlarda reklam ibaresinin bulunmadığını tespit edip bu paylaşımlar için durdurma kararı verdi.
Re'sen kelimesine dikkat edin. Kimsenin şikâyet etmesine gerek yok. Kurul kendisi bakıyor.
Üstelik tarama insan gözüne bağlı değil. Reklam Kurulu'nun 2024 yılı raporu, Reklam Özdenetim Kurulu ile 2022'de başlatılan "Sosyal Medya Reklamlarının Yapay Zekâ ile Taranması Projesi"ni anlatıyor. Denetimin yalnızca ünlü hesaplara bakacağını varsaymak için bir sebep yok.
Influencer reklamlarında yeni etiket kuralı: 23/A maddesi tam olarak ne istiyor?
Asıl değişiklik bu maddede. Ve en çok kafa karıştıran da burası, çünkü 2021'den beri bildiğimiz kuralların bir kısmını değiştiriyor.
Hangi paylaşımlar reklam sayılıyor?
23/A maddesinin 2. fıkrası dört durumu sayıyor. Bunlardan biri varsa içeriğin reklam olduğu açıkça belirtilecek:
- Reklam verenin ürününe, hizmetine ya da reklam verene yönlendirme yapılması (etiketleme, link, indirim kodu gibi).
- Reklam verenden para, ücretsiz veya indirimli ürün ya da hizmet gibi bir fayda sağlanması.
- Reklam verenin ürününü tanıtmak için düzenlenen çekiliş, yarışma veya kampanya içeriklerinin paylaşılması.
- Reklam verenin düzenlediği bir etkinliğe katılım karşılığında menfaat elde edilerek paylaşım yapılması.
Metin "gibi durumlarda" diyor. Yani liste kapalı değil. Bir restoranın açılış davetine çağrılıp ücretsiz yemek yiyen ve ertesi gün mekânı öven yerel hesap da bu çerçevenin içinde.
Hangi ifade zorunlu?
- fıkra iki katmanlı bir zorunluluk koyuyor:
- Birinci katman: "Reklam" ya da "Tanıtım" ifadelerinden biri mutlaka olacak.
- İkinci katman: Bununla birlikte reklam verenin adı veya ticaret unvanı ya da şu açıklamalardan biri yer alacak: "@[reklam veren] tarafından sağlandı.", "Ürünleri bana gönderdiği için @[reklam verene] teşekkürler.", "@[reklam verene] teşekkürler."
Örnek vermek gerekirse, butiğin elbisesi için uygun bir paylaşım şöyle görünebilir: hikâyenin üst kısmında, arka plandan ayrışan bir renkte "Reklam" yazısı ve hemen yanında "@butikadi tarafından sağlandı."
Etiket nereye, nasıl konacak?
- fıkra etiketin görünüşünü de tarif ediyor. Etiket ve açıklamalar:
- Paylaşımdaki renklerden ve arka fondan ayırt edilebilir, kolayca okunabilir büyüklükte olacak.
- Tüketici paylaşımı ilk gördüğü anda, ekranı kaydırmasına ya da başka bir alana gitmesine gerek kalmadan fark edecek. Yani "daha fazla" düğmesinin altına, otuz hashtag'in arasına saklanmış bir etiket yetmez.
- Başka etiketler varsa, onlardan önce ve onlardan açıkça ayrışacak şekilde yazılacak.
- Mecranın arayüzü dikkate alınarak bir yazı ya da simgeyle üst üste binmeyecek. Instagram'ın profil fotoğrafının ya da "Gönder" alanının altında kalan bir etiket bu şartı karşılamaz.
- İçerik birden fazla paylaşıma yayılıyorsa her birinde olacak. Beş karelik bir hikâye serisinin yalnızca ilkine etiket koymak yetmiyor.
- İçerik farklı biçimlerde paylaşılıyor ya da bir biçimden diğerine alıntılanıyorsa (gönderiden hikâyeye, Reels'ten başka bir hesaba) yine her birinde olacak.
- fıkra da yalnızca sesli paylaşımları ele alıyor. Podcast gibi içeriklerde yayının başında ve reklamın öncesinde "[reklam veren] hakkında reklam/tanıtım içerir." ifadesi söylenecek.
#işbirliği tek başına artık yeterli mi?
Reklam Kurulu'nun 4 Mayıs 2021 tarihli toplantısında ilke kararı olarak kabul ettiği "Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz", fotoğraf ve hikâye paylaşımları için #Reklam, #Reklam/Tanıtım, #Sponsor, #İşbirliği, #Ortaklık gibi etiketlerden en az birini yeterli sayıyordu.
Yeni 23/A maddesi ise açıkça "Reklam" ya da "Tanıtım" ifadelerinden birini zorunlu tutuyor. Yönetmelik metninde #İşbirliği, #Sponsor ya da #Ortaklık seçenek olarak geçmiyor. Bu yüzden güvenli okuma şu: bu etiketleri kullanmaya devam edebilirsiniz, ama yanına "Reklam" ya da "Tanıtım" eklemeden değil.
Bakanlık da Ekim 2026 açıklamasında bu tür paylaşımlarda "reklam veya tanıtım ifadesinin açıkça yer alması gerektiğini" vurguladı.
2021 kılavuzu çöpe mi gitti?
Hayır, ama artık tek başına yol haritası değil.
Kılavuz bir Reklam Kurulu ilke kararıydı; yönetmelik ise ondan üst bir düzenleme. 19 Ekim 2026 itibarıyla Bakanlığın Tebliğ ve Kılavuzlar sayfasında hâlâ 2021 tarihli kılavuz listeleniyor; yeni yönetmeliğe göre güncellenmiş bir sürüm yayımlanmış değil. Kılavuzun kendi metni de 6502 sayılı Kanun'a ve yönetmeliğin örtülü reklam hükümlerine aykırı yorumlanamayacağını söylüyor. Pratikte şöyle düşünün: etiket konusunda yönetmelik ne diyorsa o; yönetmeliğin sustuğu yerlerde kılavuzun kuralları yol göstermeye devam ediyor.
Kılavuzun bazı kuralları ise küçük hesaplar için hâlâ çok önemli. 6. maddeye göre bir sosyal medya etkileyicisi:
- Henüz denemediği bir ürünü deneyimlemiş gibi tanıtamaz.
- Hediye aldığı ürünü kendisi satın almış gibi gösteremez.
- Ürün reklamında filtre ya da efekt kullandıysa görüntünün filtrelendiğini açıkça belirtir.
- Mevzuata aykırı sağlık beyanında bulunamaz; doktor, diş hekimi, veteriner hekim, eczacı ve sağlık kuruluşlarının hizmetlerine yönlendirme yapamaz.
- Sahte ya da var olmayan kimlikleri toplu biçimde oluşturup kullanamaz.
Sorumluluk kimde: butikte mi, hesapta mı?
İkisinde de.
Kılavuzun 11. maddesi reklam verene açık yükümlülükler yüklüyor: etkileyiciyi kurallar hakkında bilgilendirmek, kurallara uymasını istemek, ihlallere karşı önlem almak. Ve en önemlisi: reklam veren, "bu etkileyicinin sorumluluğuydu" diyerek bu yükümlülüklerden kaçamaz. 12. madde de reklam verenlerin, ajansların ve mecra kuruluşu olarak sosyal medya etkileyicilerinin her birinin ayrı ayrı sorumlu olduğunu söylüyor.
Kanunun 77. maddesinin 12. fıkrası da yaptırımı reklam verenlere, reklam ajanslarına ve mecra kuruluşlarına uyguluyor. Reklam Kurulu'nun 2024 raporu, influencer eğitim programını anlatırken etkileyicilerin "birer mecra kuruluşu olarak" kendilerinin ya da iş birliği yaptıkları reklam verenlerin yüksek cezalarla karşılaşmasını önlemekten söz ediyor.
Şimdi o kutudaki nota geri dönün. "Reklam etiketi koymayın" demek, butiği sorumluluktan kurtarmıyor. Tam tersine, örtülü reklamı talep eden taraf yapıyor.
Yapay zekâ reklamlarında iki yeni kural
Yapay zekâ ile görsel, video ve ses üretmek artık birkaç dakikalık iş. Pazarlamada yapay zekânın bu hızı küçük işletmeler için büyük bir fırsat. Yönetmelik bu fırsatı yasaklamıyor. İki sınır çiziyor.
Kural 1: Yapay zekâ kullanımı ve dijital karakter belirtilecek (18/8)
- maddeye eklenen 8. fıkra aynen şöyle: reklamlarda, tüketicilerin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde etkileyecek şekilde yapay zekâ ya da başka bir yazılım kullanılması veya yapay zekâ ile insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde, bu husus açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilir.
İki ayrı durum var:
- İnsandan ayırt edilemeyen dijital karakter. Gerçek bir insan gibi görünen yapay zekâ mankeni, sanal influencer, yapay zekâ sunucu. Bunlar reklamda kullanılıyorsa belirtilecek.
- Satın alma kararını önemli ölçüde etkileyen yapay zekâ ya da yazılım kullanımı. Bu ifade daha geniş ve yoruma açık. Ürünün gerçekte olmayan bir dokusunu, rengini, etkisini gösteren yapay zekâ düzenlemesi tipik örnek.
Yönetmelik, beyanın kelimesini ("Yapay zekâ ile oluşturulmuştur" gibi) belirlemiyor. Ölçüt aynı: açık, anlaşılır, ayırt edilebilir.
Kural 2: Gerçek kişinin dijital kopyasıyla sahte tavsiye yasak (27/12)
- maddeye eklenen 12. fıkra: gerçek bir kişinin yapay zekâ ile oluşturulmuş dijital kopyasının, gerçeğe aykırı şekilde bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği, kullandığı izlenimini veren ya da tavsiyede bulunduğu reklamlar yapılamaz.
Bu kural beyanla çözülmüyor. "Yapay zekâ ile üretilmiştir" yazmak, ünlü bir oyuncunun yüzüyle ve sesiyle ürününüzü övdüğü bir videoyu yasal yapmaz. Yasak, gerçeğe aykırı deneyim ve tavsiye izleniminin kendisi.
Küçük işletmeler için bu kural iki yönden önemli. Birincisi, "nasılsa küçük bir hesabız, kimse fark etmez" diyerek bir ünlünün dijital kopyasını kullanma cazibesi. İkincisi ve daha sinsi olanı: gerçek müşterilerinizin. Bir müşterinizin fotoğrafından yapay zekâ ile "ürünü kullanırken" görüntüsü üretip yorum gibi paylaşmak da bir gerçek kişinin dijital kopyasıyla gerçeğe aykırı deneyim izlenimi yaratmak demek.
Yapay zekâ ile içerik üretiminin avantajları ve sınırları yazısında da anlattığım gibi, araç ne kadar güçlüyse, "bunu gerçek diye mi sunuyorum?" sorusu o kadar önemli.
Yeşil iddialar: "çevre dostu" artık tek başına yazılamaz
Küçük markalar arasında en hızlı yayılan ifadelerden biri "doğa dostu", "sürdürülebilir", "çevreci". Bir kelimeyle bir değer satın almak kolay. Yeni yönetmelik bunu zorlaştırıyor.
- maddedeki değişikliklerle:
- "Çevresel beyan" tanımlandı (4/r). Bir ürünün bileşeni, üretimi, sunumu, kullanımı ya da bertarafıyla ilgili çevresel fayda sağladığına veya çevreye olumsuz etkisinin azaltıldığına ya da olmadığına dair her ibare veya görsel. Yaprak ikonu da buna dahil.
- Genel içerikli ibareler açıklamasız kullanılamaz (17/5). Bakanlık duyurusu bunu açıkça "çevre dostu" gibi genel ifadelerle örnekliyor.
- Hangi parça, hangi süreç? (17/6). Çevresel beyanın ürünün hangi bölümü, parçası ya da yaşam döngüsündeki hangi süreçle ilgili olduğu reklamda açıkça yazılacak. Ölçüm yönteminin açıklaması reklamda ya da bağlantı veya açılır ekranla ulaşılan bir sayfada olacak.
- Sertifika belgeyle ispatlanacak (17/3). Reklamdaki sertifika ve onaylar yetkili kurumlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden ya da akredite veya bağımsız test kuruluşlarından alınan belgelerle kanıtlanacak.
İndirim reklamlarında "önceki fiyat" hesabı değişti
İndirim, küçük işletmenin en sık kullandığı satış kaldıracı. 14. madde burada üç şeyi değiştirdi.
10 gün kuralı. Daha önce malın indirimden önceki fiyatı, indirimin uygulandığı tarihten önceki otuz gün içindeki en düşük fiyattı. Artık mal satışı reklamlarında indirimin başlangıcından önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınıyor. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulan mallar ile hizmetlerde ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat.
Her kanal kendi fiyatıyla. Ürününüzü hem kendi sitenizde hem bir pazaryerinde hem mağazada satıyorsanız, indirim reklamındaki önceki fiyat yalnızca indirimin yapıldığı kanaldaki fiyata göre belirlenir. Mağazadaki yüksek fiyatı gösterip "sitede yüzde 40 indirim" demek artık mümkün değil.
Koşullu kampanyalar ve sadakat programları kapsama girdi. "3 al 2 öde", "500 TL üzeri yüzde 20 indirim" gibi koşullu satış reklamları ile kolayca erişilebilen sadakat programlarının reklamları da indirim kurallarına tabi.
Bakanlık bu alanı yakından izliyor. Ekim 2026 açıklamasına göre yüksek oranlı indirim kampanyalarına yönelik re'sen incelemede dokuz kuyum firmasının reklamları için durdurma kararı verildi.
Hedefli reklam ve çocuklar: 25/A maddesi
Yönetmelik ilk kez "hedefli reklamcılık"ı tanımladı: tüketicilerin çevrimiçi davranışları, geçmiş tercihleri, konum bilgileri, demografik verileri veya benzeri kişisel veriler analiz edilerek belirli kişi ya da gruplara özel reklam sunulması.
İki kural getirdi:
- Hedefli reklam, reklamın hangi kriterlerle gösterildiğine ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine dair doğrudan ve kolay erişilebilir bilgi sunulması şartıyla yapılabilir.
- Tüketicinin çocuk olduğu biliniyorsa ya da makul olarak bilinmesi bekleniyorsa, kişisel verilere dayalı profillemeyle hedefli reklam yapılamaz.
Madde, yükümlülüğü satıcı ve sağlayıcılara ve onlar adına aracılık eden hizmet sağlayıcılara bağlıyor. Meta ya da Google üzerinden reklam veren küçük bir işletme için pratik sonuç şu: platformun kullanıcıya "bu reklamı neden görüyorum" bilgisini nasıl sunduğunu bilin. Ürününüz çocuklara hitap ediyorsa (oyuncak, kırtasiye, çocuk giyimi), yaş ve ilgi alanı hedeflemenizi özellikle gözden geçirin. Maddenin platformlar düzeyinde nasıl uygulanacağı henüz netleşmiş değil; Reklam Kurulu kararlarını takip edin.
Yorumlar, yıldızlar ve "ödüllü ürün" iddiaları
Yeniden yazılan 28/B maddesine göre:
- Bir sitede ya da platformda yorum alıyorsanız, yorumu yalnızca ürünü satın alanların yapmasına izin verilir.
- Satın alımın doğrulanamadığı mecralardan alınan yorumlar yayınlanamaz.
- Satın alımı doğrulanmamış yorumlar reklamlarda kullanılamaz.
- Yorumlar olumlu olumsuz ayrımı yapılmadan, en az bir yıl, tarih ya da puan gibi objektif bir ölçüte göre yayınlanır.
- Satışı artırmak için doğru olmayan yorum yapılması ya da ürünü onaylayan ifadeler kullanılması amacıyla biriyle anlaşma yapılamaz, hizmet satın alınamaz.
Pek çok küçük işletmenin alışkanlığını düşünün: WhatsApp'tan gelen "bayıldım" mesajının ekran görüntüsünü hikâyeye koymak. Bu mesajı gönderen kişinin gerçekten satın alıp almadığını sistemli olarak doğrulayabiliyor musunuz? Doğrulayamıyorsanız, bu ekran görüntüsünü reklam niteliğindeki bir paylaşımda kullanmak 28/B'nin 6. fıkrasıyla çatışma riski taşıyor. Sipariş kaydıyla eşleştirebildiğiniz yorumları kullanmak daha güvenli bir yol.
Diğer iki küçük ama önemli değişiklik:
- Ödüller (27/13): Önceden ilan edilmiş objektif kriterlere dayanmayan ve bir menfaat karşılığında verilen ödüller reklamda yer alamaz. Para ödeyerek alınan "yılın markası" plaketleri tam bu kapsama giriyor.
- Akademik unvanlar (7/5-g): Ödüller gibi akademik unvanlar da tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılamaz.
Kural ihlal edilirse ne olur? 6502 sayılı Kanun md. 77
Ceza rejiminin mantığını bilmek, korkmak için değil, riski doğru tartmak için gerekli.
6502 sayılı Kanun'un 63. maddesi Reklam Kurulu'na yetki veriyor: durdurma, aynı yöntemle düzeltme, idari para cezası, üç aya kadar tedbiren durdurma, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi. 77. maddenin 12. fıkrası da reklam kurallarına (Kanun md. 61) aykırılıkta uygulanacak yaptırımları ve tutarları belirliyor. Kurul bu yaptırımları birlikte ya da ayrı ayrı verebiliyor.
Ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranıyla güncelleniyor. 2026 yılı tebliğine göre (yüzde 25,49 artışla) bazı aralıklar şöyle:
| Aykırılığın gerçekleştiği mecra (77/12) | 2026 alt sınır | 2026 üst sınır |
|---|---|---|
| Uydu üzerinden yayın yapan televizyon veya internet (e bendi) | 1.083.706 TL | 10.837.065 TL |
| Yerel televizyon (a bendi) | 198.679 TL | 1.986.795 TL |
| Ülke geneli televizyon (b bendi) | 3.991.652 TL | 39.916.524 TL |
| Kısa mesaj (f bendi) | 505.729 TL | 5.057.297 TL |
| Diğer mecralar (g bendi) | 108.370 TL | 1.083.706 TL |
Instagram, TikTok, YouTube ya da kendi web siteniz "internet" satırına giriyor. Yani sosyal medyadaki bir reklam ihlalinde, para cezası verilirse alt sınır bir milyon liranın üzerinde.
Haksız ticari uygulamalar için (Kanun md. 62, 77/13) ayrı bir aralık var: 2026'da 108.370 TL ile 1.083.706 TL arası; aykırılık ülke genelinde gerçekleşmişse 1.083.706 TL ile 10.837.065 TL arası.
Bir de internet ortamına özel yaptırım var. Kanuna göre Kurul, içeriğin çıkarılması için elektronik bildirim yapabiliyor; bildirime rağmen içerik 24 saat içinde kaldırılmazsa erişimin engellenmesine karar verebiliyor.
Kılavuzun 12. maddesi de önemli bir kapıyı kapatıyor: kurallara aykırı reklamın sonradan düzeltilmesi, tespit edilen aykırılığın sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Yani "fark edilince silerim" bir strateji değil.
Şeffaflık neden güven kazandırır, kaybettirmez?
Buraya kadar kuralları anlattım. Şimdi asıl soruya gelelim, çünkü butik sahibinin notunun altında bir korku var: "Reklam yazarsa insanlar inanmaz."
Bu korku anlaşılır. Ama tersinden düşünün.
Reklam Kurulu'nun 2024 raporu, Bakanlığın "Dijital Tüketicinin Korunması Projesi" araştırmasından iki bulgu aktarıyor: dijital tüketicilerin yaklaşık yüzde 65'i internet sitesi ve uygulamalardaki içeriklerde reklamı ayırt etmekte zorlanıyor. Neredeyse her iki tüketiciden biri de sosyal medya alışverişlerinde mağduriyet yaşadığını söylüyor ve bu mağduriyetin kaynaklarından biri olarak etkileyicilerin yönlendirme içeren paylaşımlarını gösteriyor.
Bu iki rakamın birlikte söylediği şey şu: insanlar reklamı her zaman ayırt edemiyor. Ama aldatıldıklarını sonradan fark ediyorlar. Ve o fark ediş anı, markanın güven hesabından çekilen en büyük tutar.
Etiketsiz paylaşım kısa vadede daha "samimi" görünebilir. Ama takipçi bir gün o elbisenin hediye olduğunu öğrendiğinde (bir yorumdan, bir başka hesaptan, butiğin kendi paylaşımından) yalnızca o paylaşıma değil, o hesabın önceki bütün tavsiyelerine şüpheyle bakar. Butiğe de.
İnsanlar reklamdan nefret etmez. Kandırılmaktan nefret eder.
Şeffaflık, takipçiye bir seçim hakkı veriyor. "Bu bir reklam, ama ben bu elbiseyi gerçekten beğendim" diyen bir hesap, takipçisini yetişkin yerine koyuyor. Mikro influencer'ın en büyük sermayesi zaten bu: büyük hesaplardan daha yakın, daha inanılır olması. O sermaye, gizlilikle değil dürüstlükle büyür. Marka sadakati de aynı yerden beslenir: müşterinin size bir kez daha güvenmesi için bir sebep.
Reklam Kurulu'nun 2024 raporundaki bir rakam, bu davranışın değişebildiğini gösteriyor. Yapay zekâ ile tarama projesi sayesinde etkileyici paylaşımlarında reklamın açık ve anlaşılır şekilde belirtilmeme oranı yüzde 57'den yüzde 11'e düşmüş. Yani sektörün büyük kısmı etiketi zaten kullanıyor. Etiketsiz kalan, artık "doğal" değil, istisna görünüyor.
Belki de asıl soru "reklam etiketi güvenimi düşürür mü?" değildir. Belki şudur: güvenim bir etiketle düşecek kadar inceyse, zaten neye dayanıyordu?
Küçük işletme için uyum kontrol listesi
Ürün gönderdiğiniz, ödeme yaptığınız, indirim kodu verdiğiniz ya da etkinliğe davet ettiğiniz her hesap için bu listeyi kullanın.
Bir iş birliğine başlamadan önce
- Ürün gönderdiğiniz, ödeme yaptığınız ya da indirim kodu verdiğiniz her hesaba, kuralları yazılı olarak iletin. Kısa bir mesaj bile olur; önemli olan kayıt.
- Mesajda şunu açıkça isteyin: "Reklam" ya da "Tanıtım" ifadesi + markanızın adı ya da "@markaniz tarafından sağlandı."
- "Etiket koymayın", "doğal dursun", "hediye olduğunu söylemeyin" gibi bir talimatı ne sözlü ne yazılı verin.
- Çekiliş ya da yarışma yapıyorsanız, ortak hesabın paylaşımının da reklam sayıldığını hatırlatın.
- Etkinlik davetlerinde (açılış, lansman, tadım) davet karşılığı paylaşım beklediğinizi belirtip etiket kuralını ekleyin.
Paylaşım yayına girdikten sonra
- Paylaşımı kontrol edin: etiket ilk ekranda mı, okunur mu, diğer etiketlerden önce mi?
- Hikâye serisinde her karede etiket var mı bakın.
- Eksik varsa hemen ve yazılı olarak düzeltme isteyin. Bu yazışmayı saklayın; kılavuzun 11. maddesi, gösterdiğiniz makul çabayı ispatlamanızı önemsiyor.
Kendi paylaşımlarınızda
- Yapay zekâ ile üretilmiş, gerçek insan gibi görünen manken ya da karakter kullanıyorsanız belirtin.
- Gerçek bir kişinin (ünlü ya da müşteri) yapay zekâ kopyasını ürün deneyimi ya da tavsiye gibi kullanmayın.
- "Çevre dostu", "sürdürülebilir", "doğal" gibi genel ibareleri açıklamasız yazmayın; hangi parça, hangi süreç olduğunu söyleyin ve belgenizi hazır tutun.
- İndirim reklamlarında önceki fiyatı, o kanaldaki son 10 günün en düşük fiyatına göre belirleyin. Fiyat geçmişinizi kaydedin.
- Reklamda müşteri yorumu kullanacaksanız, satın alımı doğrulanabilen yorumları seçin.
- Para ödeyerek alınmış ödülleri reklam malzemesi yapmayın.
Bu liste, sosyal medya stratejinizin kenarında bir hukuk eki değil, stratejinin parçası.
Mikro influencer için uyum kontrol listesi
Takipçi sayınız kaç olursa olsun, bir menfaat karşılığı paylaşım yapıyorsanız bu liste sizin için.
- Menfaat testini yapın: Para, ücretsiz ürün, indirim, çekiliş, etkinlik daveti. Biri varsa paylaşım reklamdır.
- "Reklam" ya da "Tanıtım" yazın. #işbirliği, #sponsor, #ortaklık tek başına kullanmayın; isterseniz bunlara ek olarak kullanın.
- Markanın adını ya da kalıp açıklamayı ekleyin: "@marka tarafından sağlandı." veya "Ürünleri bana gönderdiği için @markaya teşekkürler."
- Etiketi ilk ekrana koyun: Kaydırmadan, "daha fazla"ya tıklamadan görünsün; arka plandan ayrışsın, okunur büyüklükte olsun.
- Diğer hashtag'lerden önce yazın.
- Arayüzle çakıştırmayın: Profil fotoğrafının, butonların ya da çıkartmaların altında kalmasın.
- Her karede tekrarlayın: Hikâye serisi, çok kareli gönderi, aynı içeriğin Reels ve hikâye versiyonu.
- Sesli içerikte söyleyin: Podcast ya da sesli yayında başta ve reklamdan önce "[marka] hakkında reklam/tanıtım içerir."
- Denemediğiniz ürünü denemiş gibi anlatmayın. Hediye aldığınızı satın almış gibi göstermeyin.
- Filtre kullandıysanız belirtin.
- Sağlık iddiasından uzak durun: "Tedavi eder", "iyileştirir", "bağışıklığı güçlendirir" gibi ifadeler sizi ayrı bir riske sokar.
- Marka "etiket koyma" derse hayır deyin. Sorumluluk ayrı ayrı; markanın talebi sizi korumaz.
Bunun kişisel markanıza da bir katkısı var. Markalar, kuralları bilen ve uygulayan hesaplarla çalışmayı tercih eder, çünkü sorumluluk paylaşılıyor. Etiketi düzgün kullanan bir mikro influencer, markanın gözünde "riski düşük ortak" olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Yeni influencer reklam kuralları ne zaman yürürlüğe girdi?
Değişiklik yönetmeliği 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı ve 1 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin bütün maddeleri bu tarihten beri geçerli.
2.000 takipçim var, bu kurallar beni de kapsıyor mu?
Evet. Yönetmelikteki "sosyal medya etkileyicisi" tanımında takipçi eşiği yok. Ölçüt, paylaşımı para, ücretsiz ya da indirimli ürün gibi bir menfaate dönüştürmeniz.
Sadece #işbirliği yazmak artık yeterli mi?
Güvenli cevap hayır. 23/A maddesi "Reklam" ya da "Tanıtım" ifadelerinden birini zorunlu tutuyor ve yanına reklam verenin adını veya "@[reklam veren] tarafından sağlandı." gibi bir açıklamayı istiyor. #işbirliği'ni bunlara ek olarak kullanabilirsiniz.
Kendi ürünümü kendi hesabımda tanıtırken de "Reklam" yazmam gerekiyor mu?
Yönetmelikteki tanım, kendi adına tanıtım yapan kişiyi de kapsıyor; ancak bir markanın kendi resmi hesabındaki paylaşımın ticari niteliği genellikle zaten açıktır. Asıl risk, işletmenin sahibi ya da çalışanının kişisel hesabından "sıradan bir kullanıcı" gibi paylaşım yapmasıdır. Bu durumda ilişkiyi açıkça belirtmek en güvenli yol.
Yapay zekâ ile ürettiğim her görselde beyan zorunlu mu?
18/8 fıkrası iki durumda beyan istiyor: insandan ayırt edilemeyen dijital karakter kullanımı ve tüketicinin satın alma kararını önemli ölçüde etkileyecek yapay zekâ veya yazılım kullanımı. Ürünün kendisini gerçekte olduğundan farklı gösteren her düzenlemede belirtmek mantıklı olan yol.
Influencer etiket koymazsa ceza kime kesilir?
Reklam veren de, etkileyici de ayrı ayrı sorumlu. Kanun yaptırımı reklam verene, ajansa ve mecra kuruluşuna uyguluyor; kılavuz etkileyicileri mecra kuruluşu olarak sayıyor ve reklam verenin "etkileyicinin sorumluluğuydu" diyerek kurtulamayacağını söylüyor.
Sonuç: o not bir daha yazılmasın
Büyük markanın hukuk departmanı var. Sizin yok. Bu yüzden bu kuralları bilmek, sizin için büyük markadan daha önemli.
Ama bu yazıdan yalnızca korku çıkarmanızı istemem. Asıl ders şu: "Reklam" kelimesi sizin düşmanınız değil. Saklamaya çalıştığınız şey, aslında satabileceğiniz şey. Ürününüzü gerçekten seven bir hesabın açıkça "bu bir reklam, ama gerçekten beğendim" demesi, gizlice yapılmış on paylaşımdan daha sağlam bir güven inşa eder. Ve bu güveni kimse bir Reklam Kurulu kararıyla elinizden alamaz.
Bugün tek bir şey yapın. Son bir ayda ürün gönderdiğiniz ya da indirim kodu verdiğiniz hesapların listesini çıkarın. Her birine kısa bir mesaj yazın: "Paylaşımlarınızda 'Reklam' ifadesini ve '@markamız tarafından sağlandı.' notunu kullanmanızı rica ederiz. Bundan sonraki bütün iş birliklerimizde bunu standart olarak istiyoruz."
Bu mesaj, kutudaki o notun tam tersi.
Kaynaklar
- Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmî Gazete, 1 Temmuz 2026, Sayı 33297
- Ticaret Bakanlığı duyurusu: Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler (1 Temmuz 2026)
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, mevzuat.gov.tr
- 6502 Sayılı Kanunun 77 nci Maddesine Göre 2026 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ, Resmî Gazete, 23 Aralık 2025, Sayı 33116
- Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz (Reklam Kurulu, 2021)
- Ticaret Bakanlığı: Sosyal medya etkileyicileri için kılavuz yayımladı (7 Mayıs 2021)
- Ticaret Bakanlığı, Tüketici Mevzuatı: Tebliğ ve Kılavuzlar
- Reklam Kurulu 2024 Yılı Raporu, Ticaret Bakanlığı
- Anadolu Ajansı: Reklam Kurulu aldatıcı reklamlar için 9 ayda 249 milyon lirayı aşkın ceza kesti (16 Ekim 2026)